T.C.

TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI

ARDAHAN İL MÜDÜRLÜĞÜ

ANA SAYFA

Tarım İl Müdürlüğü Yayınları No:20

Hazırlayan

Özcan YILDIRIM

Hay.Sağ.Şb.Md.

    Hayvan Varlığı ve Hayvansal Üretim

    Ardahan ili ekonomisinin temeli ve halkın tek geçim kaynağı hayvancılıktır. İl’de büyükbaş hayvancılık, küçükbaş hayvancılık, arıcılık, aile tipi        kanatlı yetiştiriciliği ve sınırlı olarak su ürünleri yetiştiriciliği yapılmaktadır.

    Hayvancılık içerisinde de büyükbaş hayvancılık ön planda gelmektedir. İlin sığır varlığı son 15 yılda ortalama 250.000 baş olarak gerçekleşmiştir. Günümüz itibariyle ülke sığır varlığının %2,60’ına tekabül etmektedir.

    İlimizde sığır yetiştiriciliği geleneksel ve ilkel koşullarda (ekstansif) yapılagelmektedir. Yapılan bu hayvancılık, en büyük desteğini ilin sahip olduğu kaliteli çayır-mera alanlarından almaktadır. Bilindiği gibi il yüzölçümünün %59’unu birinci sınıf mera alanları oluşturmaktadır.

    Bütün bu değerlendirmeler neticesinde Ardahan ilinin sahip olduğu en önemli iki ekonomik kaynağın; meralar ve hayvan yetiştiriciliği olduğu ortaya çıkmaktadır. Ancak sahip olunan bu iki önemli potansiyelin yeterince değerlendirilmediği ortadadır.

    Ardahan için hazine niteliği taşıyan meralar yeterince korunamamakta ve usulüne uygun kullanılmamaktadır. Bunun için öncelikle, tüm yöre insanının bilinçli hareket etmesi ve gerekli duyarlılığı göstermesi gerekmektedir. Bu amaçla; meralara gereğinden fazla hayvan sokulmaması, ilkbahar erken dönemde otlatılmaması, çim yüzeylerinin sökülmesine izin verilmemesi, yerleşim ve tarım için kullanılmasına fırsat verilmemesi hayati önem taşımaktadır.

Resim.1 Ardahan İli Mera Alanları

 

    Ardahan ili için en önemli ikinci potansiyel ekonomik kaynak; büyükbaş hayvan üreticiliğidir. Burada hayvan besiciliği demedik, çünkü bu manada henüz bir gelişme görülmemektedir.    

    İl’de besi materyali olarak üretimi yapılan büyükbaş hayvanların kısa dönem mera besisinden sonra ne yazık ki tamamına yakını il dışına pazarlanmaktadır. Yılda ortalama 50.000 ile 80.000 arasında sığır varlığı, besi olgunluğu sağlanmadan, satılmak üzere il dışına sevki yapılmaktadır. Nitekim bu amaçla 2002 yılında 82.000, 2003 yılında ise 75.000 adet büyükbaş hayvan il dışına nakledilmiştir.

 

Resim.2 İl Dışına Nakledilen hayvanlar

    Ancak bunun içinde kurbanlık olarak yıllara göre değişmekle birlikte, ortalama 10.000 ile 15.000 arası büyükbaş hayvanın, yine il dışına pazarlanmak üzere, düşük düzeyli besisi yapılmaktadır.

Tablo 1. Türkiye, Ardahan Sığır Varlığı ve İl Dışına Pazarlanan Büyükbaş Hayvan Miktarı

YIL

Türkiye

Sığır Varlığı (Adet)

Ardahan

Sığır Varlığı (Adet)

(*)İl Dışına

Pazarlanan (Adet)

1993

11.910.000

256.750

30.689

1994

11.901.000

265.600

34.917

1995

11.789.000

258.290

27.820

1996

11.886.000

257.730

35.323

1997

11.185.000

249.610

35.328

1998

11.031.000

264.870

37.956

1999

11.054.000

255.610

38.001

2000

10.761.000

256.590

68.237

2001

9.448.000

234.457

49.890

2002

9.725.155

244.171

81.138

Kaynak: DİE, Tarımsal Yapı ve Üretim, 1993-2000. Ardahan Tarım İl Müdürlüğü, 1993-2002. (*) İl dışına kayıtlı olarak nakledilen miktardır.

 

Oluşan Kayıplar

Üretilen hayvanlardan besi materyali olabilecek 1-3 yaş arası erkek sığırlar 3-4 aylık mera besisinden sonra gerekli besi olgunluğu sağlanmadan il dışına satılmaktadır. Neticede, oluşan kayıplar şöyle sıralanabilir;

-İl içi pazara yönelik 1-2 yaş arası erkek hayvanlara aşırı talep olmaktadır. Bu nedenle bu grup hayvanların taban fiyatı aşırı yükselmektedir. Yüksek fiyatla alınan genç hayvanlar elde tutulduğu süreçte, tek kazanımı doğal büyümesinden sağlanmaktadır. “Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yerin, kürkçü dükkanı olacağı” vecizesinden, beslenilen hayvanın da eninde sonunda geleceği yerin terazi olacağı gerçeği unutulmaktadır. Bu nedenle pazarlamada, her yaşta besi hayvanı için muhakkak canlı ağırlık dikkate alınmalıdır.

-Genç hayvanların gerekli besi olgunluğu sağlanmadan pazarlanması ile doğrudan ekonomik kayıp oluşmaktadır.

Resim.3 İl Dışına Pazarlanan Hayvanlar

    -Besi sonrasında et ve et ürünleri olarak pazarlanmadığından yine ekonomik kazanç yetersiz kalmaktadır ve dolayısıyla hayvancılık sektöründe rasyonel gelişim sağlanamamaktadır.

    -Canlı hayvan nakliyatı, et ve et ürünleri nakliyatından her zaman çok daha pahalıdır.

    -Nakliyat esnasında önemli oranda canlı ağırlık kaybı oluşmaktadır.

    -Bir çok önemli salgın hayvan hastalığı hayvan hareketleri sonucu ortaya çıkmaktadır.

    -Hammadde (besi olgunluğu sağlanmış hayvan) bulmada sorun yaşandığı noktada hayvansal üretime dayalı sanayide de gelişim sağlanama- maktadır. Oluşan bu kısır döngü sürüp gitmektedir.

    Neticede Ardahan’ın sahip olduğu en önemli potansiyel olan, besicilik potansiyeli değerlendirilemediği gibi her geçen gün, il ve ülke ekonomisi için kayıplar hanesine yazılmaktadır.

Resim.4 İl’de Mera Besiciliği

    Neler yapabiliriz ?

    Hayvan ve hayvansal ürünlerin çağın değişen koşullarına uygun bir biçimde üretim ve kalitesinin artırılması, gerek Ardahan gerekse Ülke ekonomisi için büyük önem taşımaktadır.

    -Gerçek manada, amacına göre hayvancılık işletmeleri oluşturma yoluna gidilmeli. ‘Her şeyden, her çeşitten biraz’ ile bir yere varılamamaktadır.       

    -Damızlık, süt, besi yada kombine (karışık) üretimli işletme olarak işletmenin adını konmalı ve tüm çaba bu amaca yönelik olarak harcanmalıdır.

    -Şahıs olarak, tüm köy olarak geleceğimiz adına, meralarımızın korunması için her türlü çaba gösterilmelidir.

    -Damızlık işletmeler, artık verimsiz yerli hayvan beslemekten vazgeçmelidir. Kaliteli damızlık boğa veya suni tohumlama ile hayvanların ırk ıslahı sağlanmalıdır (bölgemiz için montofon veya simental ırkı tercih edilmelidir).

    -Barınakların asgari şartları taşıması sağlanmalıdır; zemini düzgün-hafif eğimli, havadar, aydınlık, yeterli genişlikte, hayvan türlerinin ayrı yerlerde barındırılması gibi.

    -Arpa, buğday yerine fiğ, korunga ve yonca üretimi yapılarak, kaba yem eksiği karşılanmalıdır.

    -Salgın hastalıklara karşı aşılamaların tam olarak yapılmalı, ilkbahar ve sonbahar parazit (kene, bit,iç parazitler) mücadelesi yapılmalıdır.

   

    -Hayvancılığımızın geleceği için en önemli proje olan kayıt sisteminin sağlıklı işlemesi için yetiştirici olarak yükümlülüklerini tam olarak yapmalıdır (hayvanların küpelenmesi, kesim, ölüm ve satışlarının bildirilmesi, nakillerin menşe ve veteriner sağlık raporu ile yapılması gibi ).   

    -Yetiştirici birliklerinin oluşturulması ve bu oluşumların desteklenmesi; yetiştiricilerin kuracağı bu birliklerle daha kaliteli hizmet alınması, pazarlama organizasyonu ve pazar bulmada kolaylık sağlama, fiyat birliği oluşturma gibi bir çok alanda söz sahibi olunacaktır (Bu manada sütçülük, besicilik, damızlık üreticiliği birlikleri bir an önce kurulmalıdır).

-Pazarlamada; besi olgunluğu sağlanmadan hayvanların satılmaması, genç hayvanların “geleceği var” diye taban fiyatlarının yükseltilmemesi ve neticede geleceği yerin terazi olacağı unutulmamalı, canlı ağırlık muhakkak göz önünde bulundurulmalı.

    -Unutulmamalıdır ki başlangıçtaki taban fiyatının yüksekliği, son nokta olan tüketiciye kadar yansıdığından, bu durum zincirleme olarak sektörü olumsuz etkilemektedir.

Resim.5 Ardahan’da Mera ve Hayvancılık

 

    Ardahan ilinin tek geçim kaynağı hayvancılıktır. Hayvancılık ise gücünü meralardan almaktadır. Bu iki potansiyele sahip çıkalım ve bir yetiştirici olarak yükümlülüklerimizi öğrenip, gelişimine katkı sağlayacağımız hayvancılıktan daha büyük ekonomik pay alalım.

    Neticesinden Siz kazanın, İlimiz kazansın, Ülkemiz kazansın.

 

Hazırlayan

Özcan YILDIRIM

Hay.Sağ.Şb.Md.

ANA SAYFA